29 Mayıs 2016 Pazar

Social Media and Us

The issue is quite cliche and ordinary but I think it’s important and I would not be relax if I don’t write something about it. Tech and internet are so into our lives and everybody has some thouhts about this issue. If you are reading this text probably you have a smartphone in your pocket. You can have the internet connection and surfing with just few clicks on screen. You can surfing you social media accounts, you can like some posts… It is so easy to do that.


Let’s talk about the past –actually not really “past”- The internet was recently popular and every person had’nt had an oppurtunity to reach it. Don’t even think about to internet connection with your cell phones because even it was a luxurious thing to get internet connection with low connection speeds.


There are some people who brought the computer although did not have an internet connection. When it comes to cell phones consisted just Nokia’s 3310 or something. We could play only the game of snake and that was very famous and cool. There was no social media. For example I remember MSN Messenger but I don’t remember ICQ. Those ones were chat softwares. The habbits about internet started when the prices of computers was getting cheap and spread. If we talk about establishment of Facebook the internet was already famous.


About 10 years ago that was possible to connect to the internet with Edge speed with our cell phones which are supports camera, colour screen and those features deem advanced by the people. As internet connection charges were quite expensive as phone credits. Even if you connected to the internet for just two seconds it would cost so many phone credits. 

Let’s talk about today. LTE Advanced technology has came in to my country recently. We had already speed enough internet connection with 3G technology for watching videos, surfing on the websites, chatting with people, share the posts on Facebook, Twitter ect. So even now it is very easy to do something like that with 3G.


Now we find weird people who has not social media accounts because of almost everybody have those accounts. I always in love with technology, it makes my life simple. I am the person uses technology with to do so many things in my life but honestly I didn’t think about to take photo of my food and post it on Instagram.


We are the great consumer society. Our country is one of the most demanded country for products which are made in USA, Korea, Japan ect. If we had produce those products something that, we would have the positive economic outcome. We want to have upper segment and new releases. We are buying tablets although it is not requirement. There are some people who has brought Macbook but he don't know how to use it. Photos has been taking for post on the social media, not for a memory. Yes, technology and smart phones are very good but I think real life and humanity are better. You may be have so many friends on Facebook but don't forget they are virtual.

27 Mayıs 2016 Cuma

Teknoloji ve Müzik

Müzik hayatımızda hep vardı, var olmaya da devam edecek. Müzik dinlemeyi sevmeyen bir insana ben bugüne kadar hiç rastlamadım. Her insana hitap eden en az bir adet müzik türü mutlaka vardır. Kimimiz "ne dediğini anlamıyorum" diyerek yabancı müzik dinlemeyi tercih etmeyip yerli müziğe yönelse de çoğu insanın müzik dinleme yelpazasi geniş. Müzik eskiden sadece gramafon, pikap, radyo gibi cihazlardan dinlenebiliyordu. Daha sonra kasteçalarlar çıktı üstelik bu cihazların radyo istasyonlarından müzik dinletebilme özelliği de vardı. 
kasetçalar
Müzik marketlerde satılan o sargısıyla oynamayı çok sevdiğimiz kasetlerden alıp takmak gerekiyordu bu cihazlara. Tarkan'ın kasedini takıp dinlerdik mesela, A yüzü bitince kasedi çıkarıp B yüzünü takardık, öyle çalardı. İleri-geri sarabiliyorduk yani aynı şarkıyı defalarca üst üste dinleme çılgınlığını yapmaya müsait cihazlardı. 



Sonra bu büyük kasetçalarların adeta küçültülmüş versiyonu olan Walkman'ler ile tanıştık. Bunun öncü firması Sony idi. Adı üzerinde Walkman, hem yürü hem dinle. Üstelik kişisel kulaklıklarla dinliyorduk bu müzikleri. 2 adet kalem pil ile çalışırlardı, gayet rahat, gayet mobil. Kaset olayı bitmeye başladığında CD denilen teknoloji ile tanıştık ve hayatımıza VCD playerlar ile walkmanlerin CD versiyonu olan CD Çalar cihazlar girmeye başladı. CD teknolojisinde kasetteki bant gibi bir durum söz konusu değildi, bilgisayar teknolojisine de bu dönemlerde entegre oldu zaten müzik. Yani bizim hayatımıza yansıyan kısmını kastediyorum. Zaten kasetlere de kendi kafamıza göre kayıt yapabiliyorduk ama CD'lerle bu durum çok daha kolaylaştı. 

Walkman (solda) ve CD Çalar (sağda)


Mp3 Çalar
Bu noktadan sonra hayatımıza mp3 çalarlar girmeye başlıyor. CD ile birlikte zaten bir devrin sonu gelmiş, başka bir devir başlamıştı. Mp3 çalarların hayatımıza girmesinin ardından internetten bedava mp3 indirme denilen korsan müzik tüketimi aldı başını gitti. Müzikleri bilgisayarlara indirip oradan da mp3 çalarlarımıza aktarmak çok kolaydı. Hafızası alabildiği kadar doldur. 

Akıllı telefonlara geçtiğimizde ise müzik dinleme alışkanlığımız biraz daha değişti, pratikliği ve tüketimi çok seven toplum buna gayet kolay adapte oldu. CD'lere ve mp3 çalarlara gerek kalmamıştı. Neden yanımda iki cihaz taşıyayım değil mi?
Spotify

Şu an günümüzde Spotify, Deezer, Appla Müzik gibi müzik dinleme yazılımları sayesinde müzik dinlemek çok daha kolay, rahat ve bol alternatifli. Ayda belli bir miktar ücret (10 TL gibi) ödeyip milyonlarca şarkıyı bünyesinde barındıran bu platformlardan saniyeler içinde istediğiniz müziğe, sanatçıya, albüme ulaşıp dinleyebiliyorsunuz. Ben müzik dinleme alışkanlıklarımızın geldiği noktadan rahatsız değilim, aksine teknolojinin en sevdiğim taraflarından birinin bu olduğunu söyleyebilirim. Bu tarz platformlar sayesinde korsanın da bir nebze önüne geçilmiş oluyor. Spotify gibi platformlardan müzisyenler de belli bir miktar gelir elde ediyorlar. Bu programların kullanım arayüzleri de gayet rahat ve basit.

Artık bilgisayar ve telefonlarımızdaki depolama alanlarını müziklerle doldurmak da istemiyoruz. Satılan CD'leri alıp tek tek bilgisayarlara kopyalamak ya da dijital olarak satın aldığımız müzik dosyalarını disklerimizde tutmak istemiyoruz. Devir kolaylık devri çünkü. Nasıl olsa elimizde her şeyi yapabilen cihazlarımız var.

26 Mayıs 2016 Perşembe

125 Liralık Akıllı Priz

Acaba bundan 10 yıl sonra akıllı evlerde mi oturuyor olacağız?
Teknoloji daha ne kadar hayatımızı kolaylaştırabilir?

Adamlar yapmış. Akıllı Priz. TP Link markasının bu ürünü Teknoseyir tarafından incelendi. Siz yolda evinize varmak üzereyken bu akıllı prizi kullanarak Wi-Fi bağlantısı üzerinden mutfağınızdaki kahve makinenizi çalıştırıp eve geldiğinizde kahvenizin hazır olmasını sağlayabilirsiniz.
Detaylar videoda.

Sosyal Medya ve Biz



Konu oldukça klişe ve sıradan ama bu konu hakkında yazmazsam rahat edemezdim. Teknoloji ve internet hayatımızın içine bu kadar girmişken herkesin bu konu hakkında düşüncesi var. Bu yazıyı okuyorsunuz, çok yüksek ihtimalle cebinizde bir tane akıllı telefon var. (Eğer bu telefon 6 inç civarıysa cebinize sığmaz o ayrı konu) Bu telefonun ekranına sadece iki üç tıklama ile internete çok kolay bir şekilde bağlanabilirsiniz ve sörf yapabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarınızda dolaşabilirsiniz, fotoğraf "like"layabilirsiniz. Bunu yapmak çok kolay. Peki eski zamanı düşünelim, eski diyorum ama çok eski de değil, ülkemizde özellikle doksanlı yılların sonu ile milenyumun ilk yıllarında -bir zamanlar 2000 yılına milenyum denirdi- popülerleşmeye başlamıştı ve her vatandaşın buna ulaşma imkanı yoktu. Değil cebindeki telefondan internete girebilmek, evine bir bilgisayar alıp da bu bilgisayarla, bugüne nispeten çok yavaş olan bağlantı hızlarıyla internete bağlanıp sörf yapabilmek o zamanlar lükstü. Hatta 2000'li yılların başında bilgisayar satın aldığı halde interneti sonradan bağlatan insanlar biliyorum. Telefon denilen şey deseniz zaten Nokia 3310'lar falan, ancak yılan oyunu oynayabiliyorduk. Sosyal medya diye birşey zaten yoktu, ICQ zamanını değil ama MSN Messenger zamanını yaşadım ben. Bilgisayarların ucuzlayıp yayılması, aynı doğrultuda internetin de yayılmasıyla beraber insanlarda internet alışkanlığı başladı. 2005'te Facebook'un kuruluşunu baz alacak olursam patladı gitti zaten sonrasında.
O zamanların gelişmiş zannedilen kameralı, renkli ekranlı telefonlarından Edge hızıyla internete bağlanabilmek mümkündü. SMS kampanyalarının henüz başladığı zamanlarda kontör kullanılıyordu. İki saniyeliğine internete girseniz bir sürü kontörünüzü yerdi. Bugün geldiğimiz noktaya dönecek olursak, 4.5 G denen LTE Advanced teknolojisi de ülkemize geldi, tam oldu.Zaten onun öncesinde ve şu an halen kullanmakta olduğumuz 3G teknolojisi ile akıllı telefondan internette sörf yapma, video izleme, fotoğraf paylaşma gibi şeyleri ülkemizin çoğu yerinde gayet rahat yapılabiliyor. Artık Facebook, Twitter, Instagram gibi platformlarda hesapları olmayan insanları yadırgıyoruz. Kullanmayan yok. Ben teknolojiyi oldum olası sevdim, benim hayatımı hep kolaylaştırdı. Ben her işini teknoloji kullanarak halletmeye çalışan bir insanım ama yediğim yemeğin fotoğrafını çekip Instagram'a yükleyip onun için bir de beğeni almak hiç aklıma gelmezdi doğrusu.
Harika bir tüketim toplumuyuz, ABD, Kore malı ürünleri en çok talep eden ülkelerde başı biz çekiyoruz. Dünyayı ele geçiren bu ürünleri üreten ülkelerden biri de biz olsaydık olumlu ekonomik sonuçları saymakla bitmezdi.
İlk çıkan akıllı telefon bizde olsun istiyoruz, ihtiyacımız olmasa bile tablet alıyoruz, Macbook alıp da nasıl kullanılacağını bilmeyen insanımız dolu. Fotoğraflar anı olsun diye değil sosyal medyada beğeni alsın diye çekiliyor artık. Arkadaş buluşmalarında sohbetler tıkanıyor, herkes elini akıllı telefonuna götürüyor. Olumsuz psikolojik etkileri de cabası.
İnternette -evet yine internet- sadece küçük bir araştırmayla ulaşabileceğiniz çok ilginç durumlar mevcut. Sosyal medya, bilgisayar, oyun gibi bağımlılıkları yüzünden evliliği bitme noktasına gelmiş insanlar var. Facebook'a girmeden duramadığı için sınavına çalışamayan insanlar var. Bütün gününü ekran başında geçiren insanlar var. Bütün bunları sırf internet bağımlısı oldukları için yapıyorlar bu arada, işi bilgisayar ve internetle olan insanı kastetmiyorum elbette.
Sırf havası olsun diye üst segment akıllı cihazlar kullanan insanlar var. Gerçekten şu soruyu kendimize bir soralım: bir insanı sadece kullandığı telefon yüzünden havalı bulabilir misiniz? Ben bulmazdım şahsen. Artık dizüstü bilgisayarların yüzüne bakan bile yok ki o konu hakkında başka bir yazı yazmayı düşünüyorum. Gündem internet ve insan olunca içerik çok. TUİK'in bilişim teknolojileri kullanım alışkanlıkları ile ilgili yaptığı istatik için tıklayınız.